Kaçış yolu arayan korkaklar / Mustafa Aslan
1 sayfadaki 1 sayfası
Kaçış yolu arayan korkaklar / Mustafa Aslan
Atalar; "Tembele iş buyur, sana akıl versin!" demişler! Bu atasözünden hareketle ben de; "Korkağı kavgaya çağır; sana kaçış yollarını göstersin!" demek istedim!
Önümüzde Cumhuriyetin, Atatürk ve Türk Milletinin var olma yok olma mücadelesi diyebileceğimiz müthiş bir sandık mücâdelesi var!
Sandığa girecek adayın biri; "Beşi bi-yerde" görünümlü beş Muhalefet partisinin Millî ferâsetle destekleyeceği Ekmel Beğ...
Diğeri iki kişiden birinin oyunun sahibi edalarıyla dolaşan Yürütmenin Başı!
Pek haksız değil ama kimlerle yola çıktığını, görmeyen gözlere sokmak, sağır kulaklara duyurmak da elbette bizim görevimiz!
Yürütmenin Başı; hukûken, vicdânen ve ahlâken doğru olmamasına rağmen Başbakan olarak devletin bütün imkanlarıyla ve ha-bire beslediği; "Milletin a...na koyacağız!" diye höyküren kişilerle girecek bu seçime; biz de söylemeyeceğiz ve millet de fark etmeyecek öyle mi?
Ayakkabı kutularından taşan milyon dolarlarla, para makineleriyle sayılan beş-altı kasada muhafaza edilen hayır-hasenat eurolarıyla girecek; millet de sormayacak öyle mi?
"Babalar gibi" satış komisyonlarıyla Karunlaşan yandaşların, hazine arsalarının hayır için üzerine geçirildiği vakıfların "hayır-hasenât(!)" paralarıyla girecek, millet; "Ne oluyor?" demeyecek öyle mi?
İsrail'in ve asıl "Paralel Yapı" PKK'nın siyasallaşmışlarının yapacağı maddî ve aynî desteklerle girecek; biz de millete bunları söylemeyeceğiz öyle mi?
Yani özetle çete, bütün gücü ve birimleriyle ÇETE ADAYI'nın destekçisi olacak!
ÇATI ADAYI Ekmel Beğ ise; yıllarca bürokrat olarak, öğretim görevlisi olarak kazandıklarından biriktirdiği helal kazancı ile girecek bu yarışa! Ve vallahi bir lirası, milyar doları ütecek!
Eğer maddi destek verirlerse parlamentoya girdiği günden beri yolsuzluk dosyalarıyla AKP'lilere Türkiye'yi dar eden, Kemal Kılıçdaroğlu desteğini alacak. O destekte kul hakkından, haramdan -yasal faiz hariç- millî vicdanı rahatsız edecek bir kuruş yok biliyoruz!
Eğer yine destek verirse; seven-sevmeyen, kızan-kızmayan herkesin, benim bile yaralı parmağa işemediği için çok kızdığım ama doğruluğunu teslim edeceğimiz Devlet Bahçeli desteğini alacak ki o destekte de milleti rahatsız edecek kuruş olmaz!
DP ve Genel Başkanı Gültekin Uysal, maddi destek verebilir mi? Verirse o destekte kul hakkı var mıdır diye sormam bile!
DSP ve Genel Başkanı Masum Türker'in vereceği maddi destekte; sağcı-solcu herkesin doğruluğuna kefalet vereceği Rahmetli Ecevit'in uyguladığı kanaat ve tasarrufla partiyi ayakta tutan bir sermayeden yardım edilecektir ki bu yardıma da kimse bir şey diyemez!
Sıra geldi Bağımsız Türkiye Partisi ve Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar BAŞ'ın vereceği desteğe..
II. Kuvay-ı Milliyeciler'in ÇATI Adayı'na desteği kadar; Yürütmenin Başı ve avanesini korkutan bir destek yok!
Çünkü; artık mızrak çuvalı yırttı!
Yürütmenin Başı'nın ABD ve AB'ye göz dağı vermek için, bizzat gidip; "Bizi de Şanghay Beşlisi'ne alın ve AB kapılarından kurtarın!" diye yalvardığı Putin'in bilgisi dahilinde Rusya ile Bağımsız Türkiye Partisi'nin imzaladığı İşbirliği Protokolü, Yürütmenin Başı ve avanesinin ödünü kopardı!
Ezana karşı ürümek içgüdüsü olan kapı köpeği fıtratlı "Dolma kalemler"; Ana muhalefet partisi ve diğer partilere hiç bir şey demezlerken ağız birliği ile Haydar Hoca'ya saldırmaya başladılar!
Bu da şahsen bana keyif verdi!
Çünkü sebep o kadar açık ki! Köyün itleri kurdu fark ettiler! Ağız ağıza vererek kurdun olduğu cihete ürümekten başka ne yapabilirler ki?
"İkinci 12 Eylül" dediğim Referandum'daki "Yetmez ama EVET"çi eyyâmcılar, yeniden yana yatırmaya, çamura batırmaya uğraşacaklar! Ama tevâfuken "Beşi bi-yerde" altın görünümündeki bu Millî Birlik karşısında hayâ edeceklerini umuyorum. Artık bıçağın kemiğe dayandığı yerdeyiz çünkü!
Bu bir seçimden çok; var olma, yok olma kararı ve korkaklar, kaçış yollarını birbirlerine tarife başladılar bile! Ama bu kere Vallahi korkunun ecele faydası yok!
Bu sefer bu milli birliktelikten kurtuluş yok!
Ülkemizi dört yandan orman yangınları arasında bırakan Yürütmenin Başı'nın, dört yandan çevresi kuşatıldı! Bu millî ve demokratik kuşatmadan kaçış yok!
Gözünü toprak doyurası köylü, anasını da alıp gelen çiftçi, siyaseti onlardan öğrenmeye tenezzül edilmeyen Sendikalar, yandaşların anasını sinkaf ettiği millet; kahramanken terörist muâmelesi gören Paşaların, askerlerin aileleri ve top-yekûn millet, bu sefer hesap soracak!
Bu sefer GEZİ, SOMA mağdurları, danışmanlarca tekmelenen cenaze sahipleri, Bayrağı indirilen duyarlı Türkiye Vatandaşları, yas yerinde çocuklara oyuncak dağıtılarak dalga geçilen yaralı yürekler, Haçlı askerlerine duâ edildiği için kızgın % 98'lik Müslüman nüfus ve seçmen hesap soracak!
Bu işin sonu o kadar belli ki; Yürütmenin başı ve avânesinin, ağızlarından köpükler saçarak Bağımsız Türkiye Partisi'ne saldırmaları bu yüzden!
Çünkü ilk defa; "Ben çok ağır bir adamım, beni ecnebi güçler kaldıramaz! Beni bu milletin imanı ayağa kaldırır" diyen bir Millî sesle muhataplar!
Bu sesi millet de duyuyor artık, şimdiye kadar görmezden, duymazdan gelen Yürütmenin Başı da...
"OLAMAZ TÜRK'E BAŞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN" Vesselâm...
Selâm, sevgi, duâ...
Önümüzde Cumhuriyetin, Atatürk ve Türk Milletinin var olma yok olma mücadelesi diyebileceğimiz müthiş bir sandık mücâdelesi var!
Sandığa girecek adayın biri; "Beşi bi-yerde" görünümlü beş Muhalefet partisinin Millî ferâsetle destekleyeceği Ekmel Beğ...
Diğeri iki kişiden birinin oyunun sahibi edalarıyla dolaşan Yürütmenin Başı!
Pek haksız değil ama kimlerle yola çıktığını, görmeyen gözlere sokmak, sağır kulaklara duyurmak da elbette bizim görevimiz!
Yürütmenin Başı; hukûken, vicdânen ve ahlâken doğru olmamasına rağmen Başbakan olarak devletin bütün imkanlarıyla ve ha-bire beslediği; "Milletin a...na koyacağız!" diye höyküren kişilerle girecek bu seçime; biz de söylemeyeceğiz ve millet de fark etmeyecek öyle mi?
Ayakkabı kutularından taşan milyon dolarlarla, para makineleriyle sayılan beş-altı kasada muhafaza edilen hayır-hasenat eurolarıyla girecek; millet de sormayacak öyle mi?
"Babalar gibi" satış komisyonlarıyla Karunlaşan yandaşların, hazine arsalarının hayır için üzerine geçirildiği vakıfların "hayır-hasenât(!)" paralarıyla girecek, millet; "Ne oluyor?" demeyecek öyle mi?
İsrail'in ve asıl "Paralel Yapı" PKK'nın siyasallaşmışlarının yapacağı maddî ve aynî desteklerle girecek; biz de millete bunları söylemeyeceğiz öyle mi?
Yani özetle çete, bütün gücü ve birimleriyle ÇETE ADAYI'nın destekçisi olacak!
ÇATI ADAYI Ekmel Beğ ise; yıllarca bürokrat olarak, öğretim görevlisi olarak kazandıklarından biriktirdiği helal kazancı ile girecek bu yarışa! Ve vallahi bir lirası, milyar doları ütecek!
Eğer maddi destek verirlerse parlamentoya girdiği günden beri yolsuzluk dosyalarıyla AKP'lilere Türkiye'yi dar eden, Kemal Kılıçdaroğlu desteğini alacak. O destekte kul hakkından, haramdan -yasal faiz hariç- millî vicdanı rahatsız edecek bir kuruş yok biliyoruz!
Eğer yine destek verirse; seven-sevmeyen, kızan-kızmayan herkesin, benim bile yaralı parmağa işemediği için çok kızdığım ama doğruluğunu teslim edeceğimiz Devlet Bahçeli desteğini alacak ki o destekte de milleti rahatsız edecek kuruş olmaz!
DP ve Genel Başkanı Gültekin Uysal, maddi destek verebilir mi? Verirse o destekte kul hakkı var mıdır diye sormam bile!
DSP ve Genel Başkanı Masum Türker'in vereceği maddi destekte; sağcı-solcu herkesin doğruluğuna kefalet vereceği Rahmetli Ecevit'in uyguladığı kanaat ve tasarrufla partiyi ayakta tutan bir sermayeden yardım edilecektir ki bu yardıma da kimse bir şey diyemez!
Sıra geldi Bağımsız Türkiye Partisi ve Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar BAŞ'ın vereceği desteğe..
II. Kuvay-ı Milliyeciler'in ÇATI Adayı'na desteği kadar; Yürütmenin Başı ve avanesini korkutan bir destek yok!
Çünkü; artık mızrak çuvalı yırttı!
Yürütmenin Başı'nın ABD ve AB'ye göz dağı vermek için, bizzat gidip; "Bizi de Şanghay Beşlisi'ne alın ve AB kapılarından kurtarın!" diye yalvardığı Putin'in bilgisi dahilinde Rusya ile Bağımsız Türkiye Partisi'nin imzaladığı İşbirliği Protokolü, Yürütmenin Başı ve avanesinin ödünü kopardı!
Ezana karşı ürümek içgüdüsü olan kapı köpeği fıtratlı "Dolma kalemler"; Ana muhalefet partisi ve diğer partilere hiç bir şey demezlerken ağız birliği ile Haydar Hoca'ya saldırmaya başladılar!
Bu da şahsen bana keyif verdi!
Çünkü sebep o kadar açık ki! Köyün itleri kurdu fark ettiler! Ağız ağıza vererek kurdun olduğu cihete ürümekten başka ne yapabilirler ki?
"İkinci 12 Eylül" dediğim Referandum'daki "Yetmez ama EVET"çi eyyâmcılar, yeniden yana yatırmaya, çamura batırmaya uğraşacaklar! Ama tevâfuken "Beşi bi-yerde" altın görünümündeki bu Millî Birlik karşısında hayâ edeceklerini umuyorum. Artık bıçağın kemiğe dayandığı yerdeyiz çünkü!
Bu bir seçimden çok; var olma, yok olma kararı ve korkaklar, kaçış yollarını birbirlerine tarife başladılar bile! Ama bu kere Vallahi korkunun ecele faydası yok!
Bu sefer bu milli birliktelikten kurtuluş yok!
Ülkemizi dört yandan orman yangınları arasında bırakan Yürütmenin Başı'nın, dört yandan çevresi kuşatıldı! Bu millî ve demokratik kuşatmadan kaçış yok!
Gözünü toprak doyurası köylü, anasını da alıp gelen çiftçi, siyaseti onlardan öğrenmeye tenezzül edilmeyen Sendikalar, yandaşların anasını sinkaf ettiği millet; kahramanken terörist muâmelesi gören Paşaların, askerlerin aileleri ve top-yekûn millet, bu sefer hesap soracak!
Bu sefer GEZİ, SOMA mağdurları, danışmanlarca tekmelenen cenaze sahipleri, Bayrağı indirilen duyarlı Türkiye Vatandaşları, yas yerinde çocuklara oyuncak dağıtılarak dalga geçilen yaralı yürekler, Haçlı askerlerine duâ edildiği için kızgın % 98'lik Müslüman nüfus ve seçmen hesap soracak!
Bu işin sonu o kadar belli ki; Yürütmenin başı ve avânesinin, ağızlarından köpükler saçarak Bağımsız Türkiye Partisi'ne saldırmaları bu yüzden!
Çünkü ilk defa; "Ben çok ağır bir adamım, beni ecnebi güçler kaldıramaz! Beni bu milletin imanı ayağa kaldırır" diyen bir Millî sesle muhataplar!
Bu sesi millet de duyuyor artık, şimdiye kadar görmezden, duymazdan gelen Yürütmenin Başı da...
"OLAMAZ TÜRK'E BAŞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN" Vesselâm...
Selâm, sevgi, duâ...
Similar topics
» İşte ordunun başörtüsünden kaçış planı
» FİTNEÇAĞ’IN “ASLAN” YAVRUSU
» Trabzon 'Kimliğini arayan şehir'
» Mersin'in aslan yürekli Arslanköy'üne selamlar. Elinize kolunuza sağlı
» Refaranduma evet demeye bahane arayan AYBAŞI BEZLERİ
» FİTNEÇAĞ’IN “ASLAN” YAVRUSU
» Trabzon 'Kimliğini arayan şehir'
» Mersin'in aslan yürekli Arslanköy'üne selamlar. Elinize kolunuza sağlı
» Refaranduma evet demeye bahane arayan AYBAŞI BEZLERİ
1 sayfadaki 1 sayfası
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz